Kulüpler seviyesinde Avrupa büyük ligi’nde 221 gün süren bir zorlu bir maraton İstanbul’da sona ermiş, Türkiye tarihindeki ilk Euroleague şampiyonluğunu yaşamış, tüm ülke işi gücü bırakmış bu maça kilitlenmiş..Böyle bir maça ne yazılabilir ki? Konuşacak ne teknik var ne de taktik. Tek bir gerçek var o da Fenerbahçe’nin hakederek kazandığı Euroleague şampiyonluğu.

Euroleague Uzmanı!

Euroleague uzmanı Zeljko Obradovic, 2011’den bu yana ara verdiği şampiyonluklarına 9.kupasıyla geri döndü. 2013’de geldiği Fenerbahçe’de ısınma sezonunun ardından önce Final Four, son final sonra da kupaya uzanan inanılmaz bir başarı hikayesinin başaktörü oldu. Kariyerinin 9.şampiyonluğunu yaşarken aslında belki de kupayı kazanmaktan daha da önemlisi her yıl bu kupada bu seviyelerde olabilmenin yolunu gösterdi.

Bütçe ile İş Bitmiyor

Her ne kadar yönetim tarzını, yaklaşımını ve uygulamalarını beğenmesek de Başkan Aziz Yıldırım ‘ın basketboldaki doğru yapılanmadan ‘vazgeçmediği’ ve ‘yıkmadığı’ için kutlamak lazım. Görüldüğü gibi kupa kazanmak sadece ortaya bütçeyi koyup, ‘Haydi kupa kazan’ demekle olmuyor. Doğru yapıyı kurup, yatırım kesmemek ve de sabırlı olmak gerekiyor. Tabi işine karışmamak da. Bir de başarıyı tek başına sahiplenmek yerine (Obradovic’in her fırsatta oyuncularını işaret edip, kendisinin katkısını minimum gibi göstermesi gibi) tüm takıma yayarsanız o zaman bu kupa kulüp tarihindeki ‘son kupa’ olmaz. Bunun her yönüyle bir ekip işi olduğunu kavradığımız zaman ancak bunun devamı gelir.

Eleştirdik ama…

Açıkçası Obradovic’in neden daha derin bir kadro ile oynamayı seçmediğini, yaşı ilerlemiş oyuncuları elinde bulundurduğunu, ABD’lilerin bile uğraşmaktan vazgeçtikleri Anthony Bennett tercihini bugüne kadar eleştirenlerdeniz. Ancak demekki Obradovic bizim ‘yetmez’ dediğimiz ‘elindeki’ kadroya bizden fazla güveniyormuş ki zaman onu haklı çıkardı. Zaten kazanan her zaman haklıdır.

Analiz ve Taktik Başarı

En zor kupanın en zorlu iki maçında, (hem Real Madrid hem de Olympiakos) maçlarını Fenerbahçe oyunu domine ederek bu kadar rahat adeta siklet farkıyla kazandıysa orada Obradovic’in analiz ve taktik başarıdan da bahsetmek gerekir. Çünkü evinde oynamak ayrı bir motivasyon kaynağıdır her şey demek değildir. Tam da sezonun en ihtiyaç duyulan döneminde vites yükselten Fenerbahçe, play-off’ta kaybetmeden kupayı havaya kaldırdıysa bu Obradovic’in taktik ve motivasyon üstünlüğü dışında iyi bir planlamacı olduğunu da gösterir.

Kendileri de büyüdü, basketbolları da…

Belki bu yazımızda oyunculardan bahsedemedik, sanki kupayı kazananlar onlar değilmiş gibi. Geçen yıl bir ribauntla kaybedilen şampiyonluktan sonra asla pes etmeyen, yerden kalkıp koşmaya devam eden onlardı. Obradovic’in elinde hem kendileri hem de basketbolları büyüyenler de.. Rölantide geçirdikleri sezonda form grafiklerini Nisan ayında ‘tavan’ yaptılar. Üstelik oynaması ve kazanması daha zor ve yorucu olan bu yeni formatta şampiyon olmaları bizce geçen yıldan bile değerli. Çünkü Euroleague gerçek anlamda ilk kez bu yıl ‘Lig’ gibi oynandı. Daha öncesinde bize göre ‘Kupa’ydı.

Burada Kalmaya devam

Kazanılmış bu kupa, Fenerbahçe için bundan sonra ‘hedefe ulaşıldı’ olarak değerlendirilmemeli. Yapılacak en büyük yanlış bundan sonra küçülmeye gitmektir. Çünkü Fenerbahçe bu yılda gidecek takımlar için bir örnek oluşturdu. Ayrıca artık böyle bir misyonu var. Basketbolun gelir ve gider dengesi arasındaki uçurumu biliyoruz ancak bu yatırımlara, bu sabıra ve de her yıl ne yapıp edip buralarda kalmaya devam edip, alıştırdığı Final Four günlerinden geri adım atmamalı. Zaten taraftarlar da ne diye bağırıyor; Bu yoldan Geri Dönüş Yok!

Levent Yücelman
levent.yucelman@basketball.com.tr

CEVAP VER

Please enter your comment!
Lütfen isminizi giriniz