Yıllar Sonra Hafızalarda Kalacak Olan…

0
9525

Herhalde Yıllar Sonra bu finalden akıllarda sadece 3 şey kalır; Birincisi, ortada hiç bir gerilim yokken, takımına zarar verdiğini bile umursamadan, tribünde birşeyler patlatan bencil bir kaç kişinin, 4.maçı herkese ‘kapatıp’  seyircisiz ve keyifsiz final oynanmasına neden olması, ikincisi, Fenerbahçe’nin 14 sayı gerideyken (79-65) sadece 2 dakikada inanması güç geri dönüşü, üçüncüsü ve belki de en önemlisi ve değerlisi, kazananın ve ve kaybedenin, kupa seremonisinde, birbirini alkışlama olgunluğunu göstermesi.

38 dakika…

38 dakika her zamanki sertlikte savunma yapamayan, çok şut kaçıran, top kayıp yapan ve bu görüntüsüyle serinin belki de en verimsiz maçını oynayan Fenerbahçe’nin maç elden giderken 2 dakikada geri dönmeye karar vermesi ve de bunu uygulayabilmesi takdir edilmesi gereken bir durum.

Tam da bitti denilirken…

Seri 3-0 olduğu, rakip seyircisiz kaldığı için 38 dakikayı nedense her an rakipleri teslim olacakmış ve kendileri kolay kazanacakmış gibi oynadılar Ta ki 79-65 oluncaya ve gerçeklerle yüzyüze gelinceye kadar… Pek çok kişi için “Fenerbahçe kendi sahasında Kupa kaldırmak istiyor” öngörüsü yerleşmeye başladığında, Tam da ‘bitti’ denilirken uyanış Bogdanovic’in kıvılcımıyla başladı.

Beşiktaş ise kapasitesi ne olursa olsun maksimumunu vermeye çalışan görüntüsünden hiç taviz vermedi. Sadece 4.maçta değil serinin tüm maçlarını çok fazla dalgalanmadan, aynı iste ve kararlılıkla oynadılar. Bu da rakiplerinden güç olarak daha aşağıda olmalarına rağmen çok iyi motive olabildiklerini gösteriyor ki, kırılmaların çok kolay yaşandığı bu serilerde bir takım için bu önemli bir artı. 40 dakikada işi bitiremedikleri için uzatmada uzunların faul problemi başlarına iş açtı. Yorgunlukla beraber ellerinden maç kayıp gitti.

Siklet Farkı

Bu sezon açıkça görüldü ki, Fenerbahçe, dar rotasyona rağmen haftada iki zor maç oynayacak şekilde ayarlanmış kadro kimyası, Euroleague sertliğine ayak uyduracak oyun yapısı ve coaching faktörü ile ligdeki diğer takımlardan siklet farkıyla daha önde. Final serisinde, play-off’un ilk turu ve Euroleague’in play-offları dönemindeki gibi değillerdi. Çokça hata yaptılar ancak kapasitelerinin altında oynamak bile şampiyonluğa yetti.

Şampiyonluk Kadar değerli

Beşiktaş için ise Darüşşafaka ve Anadolu Efes gibi yüksek bütçeli takımları altına alabildiyse, finali kaybetmiş olması asla başarısızlık sayılmamalı. Kazanılmış ikincilik, yeni bir coach ve yeni kurulmuş bir takım için şampiyonluk kadar değerlidir. Bu yılki oyun kurucu pozisyonu seçimi konusundaki hatayı gelecek yıl tekrarlamazlarsa doğru işlere imza atan Ufuk Sarıca ile hem ligde hem de Avrupa’da daha fazla yol alabilirler.

Maçtan sonra Beşiktaşlılar madalya alırken Fenerbahçelilerin alkışlaması, Fenerbahçe kupayı kaldırırken de Beşiktaş’ın alkış tutması her zaman görmeyi hayal ettiğimiz bir olay. Kimse ne kazandı diye ‘aşırı’lık yapıp rakibini rencide etti ne de kaybeden ‘küstüm oynamıyorum” deyip soyunma odasına gitti. Tam olması gerektiği gibi adına yakışır bir final seremonisi oldu. Belki voleybolda Fenerbahçe ile Galatasaraylı oyuncuların şampiyonluk sonrası kupa ile birlikte poz vermelerindeki gibi, iki takım tek bir fotoğraf karesinde birlikte olabilirdi. Ama gerginlikle beslenen ve kavga-dövüşün eksik olmadığı yaşadığımız bu toplumda biz de bir ‘tık’ fazlasını isteyip, şımarıklık etmeyelim. “Buna da şükür” diyelim. Belki onu da görürüz zamanla.

Tutarsız Düdükler

Maçın kötü olan yanı yok muydu? Bizce faul düdüklerinde tutarsız olan, disiplin uygulamalarında dengesiz davranan, kontrolü kaybedince telaşa kapılıp maalesef telafi düdüklerine sarılan, otorite sağlamak isterken yaklaşımları ile itici olan hakemler bir kez daha dönüp kendilerine bakmalılar. Sadece 4.maç değil, final serisinde çalınan ve çalınmayan tüm düdükleri hakemlerimiz birer kez daha izleyip, Türk hakemliğinin neden Avrupa’da finallere, Final Four’lara gelemediğini sorgulamalılar.

Levent Yücelman
levent.yucelman@basketball.com.tr

CEVAP VER

Please enter your comment!
Lütfen isminizi giriniz