Potansiyelin Farkına Vardılar mı?

0
42

Gerçekten Anadolu Efes’e kızmamak elde değil. Şimdi Pire’de kazanarak rakibinin servisi kırmış , seriyi 1-1’e getirmiş Final Four için saha dezavantajını ortada kaldıran bir takım için bu serzenişte bulunulur mu? Evet!

Çünkü daha önce de söylediğimiz gibi, bireysel olarak ele alındığında, her pozisyonda üstün yeteneğe sahip oyuncular barındıran, kadro derinliği bulunan bir takım neden kapasitesinin altında neden oynar? Onu harekete geçirecek olan nedir? Seriyi 1-1’e getirmek çok önemli ama Efes bu potansitelini ilk maçta da ortaya çıkarsa belki de İstanbul’a 2-0 ile dönebilirdi.

Bu Kez Farklı

İlk maçta Anadolu Efes’i oyunun ne savunma bölümünü ne de hücum bölümünü yapamadığı için eleştirmiştik. Çünkü maçı kazanmak adına hiç bir şey yapmamışlardı. Bu kez ise 2.yarı çok daha farklıydılar. 2.devrede savunmada istekli ve kararlı oluşlarının yanında hücumda da bazı erken atışlar dışında telaşa kapılmadılar.

Zaten dediğimiz de buydu. Anadolu Efes atletik, hızlı, yüksek tempoya ayak uydurabilen istediği zaman savunma yönünü de ortaya çıkarabilen yüksek potansiyele sahip bir takım. Ancak asıl problem bu potansiyellerini ne zaman ve nasıl ortaya çıkacağı belli değil. Bunda coach Perasovic‘in de etkisini unutmamak gerekir.

Arayışlar bitmek bilmedi

Maçın başında Heurtel ‘i kızağa çekip Granger- Dunston ile çok uyumlu ve üretken bir ikili yakalayan Anadolu Efes’te Perasovic, sırf rotasyon yapmak uğruna nedense bundan vazgeçti. İlk çeyrekte çember altını Efes’in iyi kullanmasında bu ikilinin payı vardı. Oysa herşey Efes lehine gelişiyordu. İlk çeyrekte 23 sayı üreten Efes’in 18’ini çember altında bulması maçın kalan 3 periyotluk bölümüne aslında ışık tutuyordu. Ancak Granger‘ın kenara gelip Heurtel ‘in girmesiyle pota altı hücumları bozulduğu gibi savunmadaki zaafiyet ortaya çıktı.

Olympiakos cephesinde Spanoulis‘in devreye girmesine karşın Anadolu Efes başdöndüren bir rotasyonla arayışlarına devam etti. Sık oyuncu değişikliği ile neredeyse hiç bir oyuncu ritim bulamadı, oyuna giremedi. İlk çeyrekte pota altından 18 sayı çıkaran Efes’in 2.periyottaki pota altı sayısı ‘sıfır’ oldu. Bu Olympiakos’un pota altını daha iyi savunmasından değil, ilk çeyrekteki top paylaşımı ve pas alışverişinin bozulmasından kaynaklandı. Savunmada da o kadar çok hata yaptılar ki oyunun içinde kaldılarsa Spanoulis‘i ayrı tutarsak diğer oyuncuların boş dış atışları kaçırmasının payı büyüktü.

2.yarı Uyandılar

Bizlere ilk maçı hatırlatan ikinci çeyreğin tüm handikaplarına rağmen oyunda kalmaları Anadolu Efes’i 2.devre için ayakta tutan etken oldu. İkinci yarıda Anadolu Efes’te arayışlar sona erdi. Sahada Perasovic‘in üzerinde oynamayacağı ideal bir beş bulundu. Doğuş‘la başlayan sert savunma anlayışı sonrasında Spanoulis ‘i tutma görevi verilen Jayson Granger ile devam etti. Zincirleme etki ile uyuyan Honeycutt ve Derrick Brown‘a da yayıldı. Alex Kirk‘i de kullanan Efes, Dunston ile pota altında iyi bir ikili kurarak Olympiakos’un boyalı alanı istediği gibi kullanmasını engelledi. Spanoulis üzerindeki baskıyı artırıp, pas yollarını tıkarlarken içeriyi iyi kapatıp ligin çemberini en iyi koruyan takımını bir anlamda kendi silahı ile vurdular.

Olympiakos’u ritimden çıkardılar

İyi savunma yaptıkça, istekleri ve motivasyonları da arttı. Dakikalar ilerledikçe ‘çok zor’ gözüken deplasmanda kazanabileceklerini gördüler. Hataları minimize edip, savunmayı giderek sertleştirerek Olympiakos’u alışılan hücum ritminden çıkardılar. Sonunda da istediklerini aldılar.

Kağıt üzerinde Olympiakos’tan çok daha iyi bir kadroya sahip olan Anadolu Efes şimdi seriyi İstanbul’a taşıdı. İstanbul’da elde edeceği iki galibiyet Final Four yolunu açacak.

İstanbul’da da ikinci maç gibi oynamalı

Ancak serinin bu maçlarında da Pire’deki 2.karşılaşmadaki gibi oynamaları şart. Serinin İstanbul’a taşınması ile herşey bitmiyor. Çünkü Anadolu Efes ‘in bu yılki en büyük problemi zaten istikrarsız oluşu.

Yüksek hücum gücünün yanında savunma yapma becerisi de olan Anadolu Efes istediğinde bu özeliklerini sergileyebiliyor. Ama ne zaman isteyeceği belli değil. Kimi zaman bu kadar yüksek kapasite ile oynayıp sonrasında bu çizgilerinden nasıl bu kadar uzaklaşabiliyorlar, inanmak mümkü değil. Efes’in bu üstün olduğu yönleri ortaya çıkarmak için belki de teknik kadronun daha farklı yaklaşım göstermesi gerekiyor. 

Levent Yücelman
levent.yucelman@basketball.com.tr
https://twitter.com/levyuc70

CEVAP VER

Please enter your comment!
Lütfen isminizi giriniz