Önce Tanı, Sonra Tedavi!

0
48

Kimsenin beklemediği şekilde 3 maçı kaybettikten sonra Fenerbahçe, Anadolu Efes karşısında 2.yarıdaki savunmasıyla galibiyeti buldu.

Böyle bir maçı oynamak kolay değildir. Üstüste 3 maç kaybetmek “Biz nerede yanlış yapıyoruz” duygusuyla beraber oyuncular üzerindeki endişe ve kazanma baskısı artırken, özgüveni de sarsar. Maç içerisinde kafalarda sürekli “acaba”lar dolaşır.

İlk yarıda Anadolu Efes geçiş hücumlarına çözüm üretmekte zorluk yaşadılar. Anadolu Efes ise bu yolla kolay skor ürettiği için tüm maçı aynı tempoda götürebileceği yanılgısına düştü. Açık saha oyununu oynayabilen ve bu fiziksel kapasiteye sahip oyunculardan kurulu Anadolu Efes’in rayından çıkarmak için Fenerbahçe’nin yapması gereken bu geçiş hücumlarına çare bulmaktı. Çünkü daha 2 gün önce Fenerbahçe, bu tarz bir basketbola sahip olan Maccabi’ye karşı, skoru dengede götürürken, bu geçiş hücumlarını önleyemediği için, fark bir anda 20’lere çıkmış, takım dağılmış ve de bir daha geri dönmeye fırsat bile bulamadan kaybeden taraf olmuştu. Bu durumda Anadolu Efes’i sete set hücumla sınırlamak maçın galibiyet ibresini lehine çevirmek olacaktı. 2.yarıda Fenerbahçe de işte bunu yaptı.

Set Hücumuna kalınca…

Tek devrede 42 sayı yedikleri rakiplerini 3.çeyreğin ortalalarından itibaren set hücumuna zorladılar. Savunmayı oturtana kadar bazı rotasyon yanlışları yapmaları ve faul problemlerinden dolayı savunma sertliğini yumuşatmak zorunda kalmaları sorununu 4.periyotta tamamen düzelttiler.

Set hücumuna kalan ve bunda zorlanan Anadolu Efes’i savunmaları ile disiplinden iyice uzaklaştırdılar.  Skor üretiminin Sloukas ve Vesely ile sınırlı kaldığı maçta Melih Mahmutoğlu ‘nun benchden gelip yaptığı katkı maçın kırılma noktalarından birisiydi. Yani Fenerbahçe’nin bu yıl benchden en fazla destek aldığı maç diyebiliriz.

Zeljko Obradovic devre arasında tanıyı doğru koyup 2.devrede tedavi ile çok ihtiyaçları olan bir dönemde önemli bir maç kazandılar. Bogdanovic ‘in gelişiyle birlikte hücumdaki sayı opsiyonları artacak. Geçen yıl İtalya ligi MVP’si Nunnally’nin en büyük handikapı çembere bakamaması, skor üretmemesi değil, takımın savunma modeline entegre olamaması. Ayakları çabuklaşmadıkça bu sorun hep varolacak gibi gözüküyor. Pero Antic de yaş itibarıyla daha geç form tutacak gibi duruyor.

Rakibi 70’lere çekmeliler

Fenerbahçe’nin dikkat etmesi gereken en önemli nokta ise, Euroleague’de kazandığı maçlarda yediği sayı ortalaması 68’lerdeyken son 4 maçta (üstelik birini kazandığı) 85’lere çıkması. Efes karşısında da 80 sayı yediler. Gerçi 2.yarıdaki savunma konsantrasyonu ve kurgusunu ilk devrede uygulayabilseler belki rakiplerine daha az sayı verebilirlerdi ancak bundan sonra, hücum potansiyeli çok geniş olmayan Fenerbahçe’nin takım olarak geçen yılki çizgisine gelmesi için rakiplerini 70’li sayılara çekmesi şart. Çünkü geçen yıl takımı bir yerlere taşıyan hep savunma kimliği olmuştu. Bu maç özelinde ise, ikiz kulelere sahipken rakibe verilen 16 hücum ribaundu üzerinde durulması gereken bir konu.

Anadolu Efes’in B planı Yok!

Anadolu Efes, geçiş hücumlarını uyguladığı ve de buna bağlı olarak skor ürettiği sürece bir sorun yok gibi gözüküyor. Sayı attıkça bazı sorunlar hasıraltı oluyor. Her maçta bu oyunlarını rakibe dikte ettirmeleri, yapsalar bile bunu 40 dakikaya yaymaları çok zor. Çünkü rakip buna önlem alırsa ortada bir B planları gözükmüyor. Tıpkı Fenerbahçe’nin yaptığı gibi. Maccabi modeli rakiplerine karşı bir devre işe yarayabildi. 3.periyotta bireysel performansla ayakta kaldılar, 4.çeyrekte maç ellerinden kayıp giderken direnç gösteremedler.

Euroleague’de 8’nci haftayı geçmiş olmalarına rağmen halen belirli bir oyun düzenlerinin olmadığını, kimin ne zaman sorumluluk alacağını, takımdaki rollerin nasıl dağıtıldığını bilmiyoruz, göremiyoruz. Oyun düzenlerinin olmayışı, sanki oyun düzenleri olmuş gibi. Dolayısıyla sayı ürettikçe bu açıkları gözardı edilir ancak kırılgan ve disiplenden kopmaya yatkın bir yapıları var.

Savunmalarının yeterli sertlikte olmadığını bliyoruz. Bir de buna set hücumlarındaki üretkenliğin azalmasını eklersek, zaman da daraldığı için  Perasovic için işler giderek zorlaşır. Belirli bir oyun karakterine sahip olmazlarsa, maç kazanıp günü kurtarabilirler ancak galibiyet istikrarı yakalamaları imkansız olur.

LEVENT YÜCELMAN
levent.yucelman@basketball.com.tr

[fav-module-7 module_7_type=”three_columns” category_id=”739″ hide_title=”show_title” posts_limit=”6″ header_color=”#f98500″ header_text_color=”#ffffff” custom_title=”Yazarın Önceki Yazıları” image_size=”370_277″ module_space=”” module_meta=”false” author_name=”1″ time_diff=”1″ post_date=”0″ post_time=”0″ post_view_count=”1″ post_comment_count=”1″ text_align=”” module_bg=”” module_padding=””]