İki Farklı Koç Profili: Zeljko Obradovic ve Ergin Ataman’ın Yolu!

5
0

Basketbol Süper Ligi final serisi 7. maçında yarın kim kazanırsa kazansın şimdiden tebrik ederek yazıya başlayalım.

Avrupa’nın belki de son yıllarda gördüğü tartışmasız en iyi serilerden biri oluyor. 6 maç geride kaldı ve her maçın farklı bir hikayesi vardı. Her maçta koçların imzalarını, hamlelerini ve ortaya çıkan yeni kahramanları gördük.

Peki biz bu serinin tadına ne kadar vardık?

Düşünsenize hemen hemen herkesin ortak fikri, bu serinin son yılların Avrupa’daki en iyi serilerinden biri, hatta en iyisi olduğu yönünde. Ancak biz sahanın içini değil, sahanın dışını konuşmak zorunda kalıyoruz. Böylesine bir seriyi analiz bile edemiyoruz. Çünkü saha dışı olaylar bunu gölgeliyor. Gerçi basketbolun saha içi tarafını yazmaya başladığınızda da bizim ülkemizde insanlar genelde sıkılır, olay yerinden kaçar.

Ergin Ataman’la ilgili birçok röportajın, birçok özel haberin ve analizin altına imza attım. Sitenin arşivinde bunlar mevcut. Hatta bazı kesimlerden de yazdığım bazı yazılardan dolayı tepki aldım. Birazdan yazacaklarımız Ataman’ı ya da onu sevenleri belki de kızdıracaktır. Ancak herkesin şapkasını önüne koyması ve artık işin ucu kötü yerlere gitmeden sağduyulu düşünmesi gerekiyor.

Zeljko Obradovic bu seride ne kadar sahanın içinde kalmaya çalıştıysa, maalesef Ergin Ataman bir o kadar dışına çıktı. Obradovic, katıldığı her basın toplantında oynanan oyunu öne çıkarmak için elinden geleni yaptıysa, Ataman’ın hedefinde hep Fenerbahçe taraftarı vardı. Hatta bir adım ötesine geçerek başkan Ali Koç’u dahi hedefine aldı.

Ataman, kendi penceresinden olaylara baktığı zaman kendini haklı görebilir. Haklı ya da haksız konumuz bu değil. Sonuçta bu işin içindeki profesyonellerin sadece kendi kulüplerine değil, bütün kulüplere karşı sorumluluğu var. Bir koçun, uzun yıllardır bir camianın taraftarıyla, gittiği her takımda problem yaşaması normal bir durum değil. Kimsenin edilen küfürleri tasvip ettiğini düşünmüyorum. Bir tane yönetici, oyuncu ya da basın mensubu ne güzel küfür ediyorlar demiyor. Herkes bunun yanlış olduğunu çıkıp söylüyor.

Ancak hocam, sen de çıkıp İspanya’da Fenerbahçe taraftarına küfür ettin. En çok şikayetçi olduğun şeyi sinirlerine hakim olamayıp sen de yaptın.

Kaldı ki, Fenerbahçe taraftarının orada Anadolu Efes’i ya da seni destekleme zorunluluğu yok. Bununla da başa çıkabilmelisin. Bir Barcelona taraftarı böyle bir ortamda Real Madrid’i desteklemiyor. Partizan taraftarına Kızılyıldız’ı destekletemezsin. Fenerbahçe, ilk finalinde CSKA Moskova’ya kaybettiğinde sevinç çığlıkları atan Galatasaraylılar vardı. Biz her ne kadar çok romantik düşünmek istesek de, dünya genelinde rekabetin olduğu her yerde bu tip şeyler olur. Bunun da doğruluğunu ya da yanlışlığını tartışmıyorum. O da başka bir konu. Bu böyle olmalı, kimse kimseyi desteklemesin demiyorum, bunu da yanlış yerlere çekmesin kimse. Ortada buz gibi bir gerçek var ve bunu görmezden gelmek kendimizi kandırmak olur sadece.

Aslında bu yazıyı şimdi yazma nedenim de yine Ataman’ın dün yaptığı açıklamalardı. Konuyu o açıklamalar eşliğinde bağlayacağım. Obradovic’in de dediği gibi, Ülker Arena’da bugüne kadar kimsenin başına bir şey gelmedi. Ki Ataman da birçok kez bu salonda maça çıktı ve fiziksel bir olay asla yaşanmadı, yaşanmaz da zaten. Hocanın dün ailemi getiremedim sözü biraz havada kalıyor. Yapma hocam, ailen o salona gelse eşine, çocuğuna kim çıkıp herhangi bir tacizde bulunabilir? En baştan Fenerbahçe yönetimi ya da teknik heyeti buna izin verir mi? Hiç olmayan ve olmayacak bir şey üzerinden yine tribünlerle gerilmene gerek var mı? İnsanları psikolojik olarak etkileyen unsurlardan biri de bu tip söylemler oluyor.

Yine maçtan sonra, ”Gerçekleri tarih yazar, tarihi de…” diyerek taraftarı olduğun Galatasaray camiasına mesaj veriyorsun. Fenerbahçe taraftarının tepkisini çekmekle kalmıyorsun, dünden beri sosyal medyada seriyle hiç alakası olmayan Galatasaray taraftarını da işin içine çekiyorsun ve insanların farklı bir boyuta geçmesine neden oluyorsun. Ataman sosyal medya hesaplarını kapattı ama dünden beri sosyal medyada iki takımın taraftarı birbirine girmeye başladı. Küfürler havada uçuşuyor, dostlukları olan insanların arası açılıyor ve fanatizm her şeyin önüne geçiyor.

Obradovic’e bu ülkede benim yazmaya utandığım, yazmak istemediğim malum olay yaşatıldı ve adam sesini dahi çıkarmadı. Bazen en iyi cevaplar susarak verilir. Obradovic dün de, bugün de ve muhtemelen yarın da olası her olumsuzlukta bunu yapacak.

Peki Ataman bundan sonra ne yapacak?

Kemal Erdem
kemal.erdem@basketball.com.tr

5 YORUMLAR

  1. Türkiye’de fanatizmin boyutları Dünya atmosferini aşmış. Ergin Ataman da arkasına maskeli GS tayfayı almış, elimde iyi takım arkamda da Türkiye’nin en zengin 10 adamından biri var diyerek bunu iğrenç bir şekilde kullanıyor. Fener’e saldıranın sahip çıkanı çok olur devam et hoca!

  2. en azından biri kral çıplak diyebilmiş bu adam türk basketbolunu zehirliyor ve tbf uyuyor.

  3. İspanya’da Anadolu Efes’in başında Ergin Ataman yerine Orhun Ene ya da Ufuk Sarıca olsaydı Fenerbahçe taraftarı Efes’in canı yürekten desteklerdi

  4. Ben fanatik bir Fenerbahçe taraftarı yim. Ama daha da öncesinde bir sporseverim. Yukarıdaki yazıya pek katılmıyorum. Evet yıllardan beri dir Ergin Ataman nin bizim camia ile arası pek yok ama bunun nedeni onun hataları değil.
    Kimsenin kimseye küfür etmeye hakkı yoktur, taraftarim diyip tribünde rakibe küfür etmek terbiyesiz liktir. Ne ergin Ataman nede başka biri edilen küfürleri çekmek zorunda değil. Önce düzgün insan olmayı becermeliyiz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Lütfen isminizi giriniz