Gülümse; Hadi Gülümse Bulutlar Gitsin!

0
0

Dün akşam oynanan Fenerbahçe BekoZenit Saint Petersburg maçı sonrası yazmak hiç aklımda yoktu ama böyle günlerde bir şeyler karalamak daha anlamlı oluyor diye düşündüm.

Bazen ne yazacağınızı, ne yapacağınızı bilemezsiniz. Tıkanırsınız, aslında içten içe söylemek istediğiniz çok şey vardır da, bunu bir türlü kelimelere dökemezsiniz. Çocukluğunuzda yaşadığınız, hani ilk ve son sandığınız, kutsalınız olan o aşkı herkesten saklar gibi utanırsınız bazı şeylerden.

Ne güzel diyor Sezen;

Sazlarım vardı
Irmaklarım vardı
Çakıl taşlarım vardı benim
Ama sen başkasın, anlıyor musun
Başkasın..

Zeljko Obradovic de, benim gibi birçok kişi için ‘başka’ bir anlam ifade ediyor. Bunu putlaştırma, tanrılaştırma ve dokunulmaz kılma olarak algılayanların anlayamadığı şeydir aslında bu ‘başka’lık. Çünkü biz gerçekten bu oyunu seviyoruz ve bu oyuna geldiği günden bu yana büyük değer katan o adamın ne ifade ettiğini anlayabiliyoruz.

Türkiye’de basketbolun reytingleri yerlerde sürünürken, Avrupa’da neredeyse tek takımın omuzlarında dönemler görmüşken, bugün gelinen noktada 5 yıl üst üste Final Four yapan bir takımın, bu sezon yapamama ihtimali karşısında ortalık yangın yerine çevrilebiliyor. Üstelik Türk basketboluna Avrupa’da altın çağını yaşatmış bir adamı sorgulama lüksü de cabası!

Şimdi biz böyle yazınca, Fenerbahçeliliğimizden dem vuranlar ortaya çıkıyor. Oysa atladıkları şey, hatta okumadan yargılamaya kalktıkları şey, sitenin arşivi duruyor. Kaç koça, kaç oyuncuya yaşadıkları düşüş dönemlerinde bu tip destek yazıları yazdık ortada. O günlerde de, o koçların ya da oyuncuların oynadığı takımların taraftarı ilan edilmiştik.

İyi günlerde herkes çıkar, oldukça renkli ve janjanlı yazılar yazar. Kötü günlerde ise arkanızda durduklarını söyleyeler, önünüze geçip kaçmaya başlar. Biz öyle olmadık, olmaya da niyetimiz yok.

Fenerbahçe’nin bu seneki yapılanmasında hatalar olduğu gerçeğini herkes kadar biz de görebiliyoruz. Hataları da savunmuyoruz. Tablo ortada, oynanan basketbol eskisi kadar güven ve keyif vermiyor. Bir şeylerin yanlış yapıldığı çok açık. Eleştirmeye eleştirelim, buna kimsenin itirazı yok. Ancak biz eleştirmiyoruz, doğrudan silahı çekip vurmaya ve sonra da gömmeye kalkıyoruz.

Biz bu hatayı sadece Obradovic ya da Fenerbahçe konusunda yapmıyoruz. Bu ülkede birçok genç oyuncunun önünü de, bu ‘vurup, öldürme’ güdüsü yüzünden kapatıyoruz. En ufak hatasında kaç tane genç oyuncuyu linç ettik secere tutmadım, tutamayacak kadar fazla aslında. Temel felsefesiniz yanlışsa, her olaya bakış açınız da yanlıştır. Bazıları da şunu net görmelidir ki, bugün böyle bir koça ve böyle bir takıma bunu yapanlar, yarın kendilerine neler yapmazlar.

Zeljko Obradovic’in dün oynanan maç sonrası, gerek söylemleri gerek vücut dili, basketbolu ‘gerçekten’ seven herkesi yaraladı. Gözlerinde yaşadığı hayal kırıklığını, yılların yorgunluğunu ve hüznünü çok net görebildik. Bu oyuna olan içindeki tutkusunu ve saygısını bir kez daha anladık. Çünkü ancak bu oyunu, bu kadar tutkulu seven biri, gözlerine o derin acıyı yansıtabilirdi.

Yine Sezen’in dediği gibi bitirelim;

Gülümse, hadi gülümse
Bulutlar gitsin
Yoksa ben nasıl yenilenirim
Hadi gülümse..

Kemal Erdem
kemal.erdem@basketbol.com.tr

CEVAP VER

Please enter your comment!
Lütfen isminizi giriniz