Gücümüz Bu Kadar…

0
559

En baştan beri söylediğimiz şuydu; takım sporlarında başarılı olmak istiyorsanız ‘‘omurga” diye tabir ettiğimiz pozisyonlardaki oyuncuların etkin, zeki, akıllı, iş bitirici, liderlik özelliklerine sahip, kriz anlarını çözmeye yardımcı, karakterli sporcular olmaları gerekir.

Milli takımımızın turnuvaya katılmış olduğu kadroya baktığımız zaman oyun kurucu pozisyonunda Ali Muhammed sakatlanıp kadrodan çıkarıldıktan sonra büyük bir boşluk olduğunu söylemeliyiz. Kenan Sipahi tüm iyi niyetiyle gösterdiği gayrete rağmen bu boşluğu kapatamadı. Sinan Güler gerçek pozisyonu olmamasına rağmen yorucu geçen lig sezonu sonrası henüz yeni sezona giriş yapamadı. Doğuş Balbay ise teknik ekibin pek fazla düşündüğü bir isim olmadı, dolayısıyla da kolumuz kanadımız kırık şekilde maçları oynadık.

Cedi Osman ve Melih Mahmuoğlu’nun üretimi olmasa belki de büyük hayal kırıklığı yaşayarak grup maçlarını geride bırakabilirdik. Zaman zaman Furkan Korkmaz ve Semih Erden’de bu ikiliye üretim tarafında katılınca gücümüz Sırbistan, Rusya ve Letonya’ya yetmese de, dişimizin geçtiği Belçika ve Büyük Britanya’yı savunma tarafındaki mücadelemizle mağlup etmeyi başardık.

Şimdi son 16’da rakibimiz İspanya. Açıkçası kazanabilmek için yeterli gücümüzün olduğunu söylemek iyimserlik olur. Biz baskıyla bir miktar rahatsız etsek de, İspanya çözüm bulmakta pek sıkıntı çekecek gibi gözükmüyor. Her ne kadar gruplarında tek rakipleri gözüken Hırvatistan karşısında zorlanmış gibi gözükselerde o kadar çok hücum silahları var ki, mutlaka birinden biri devreye girebiliyor.

Önce turnuva başından beri alkışladığımız mücadeleyi gösterip, ardından hücumda skor üretimini dağıtabilirsek şansımızı en azından son topa kadar sürdürebiliriz. Lakin İspanya’nın vitesi yükselttiği anlarda tökezleyip, düşersek yerden kalmakta zorlanacağımız da aşikar..

Ömer KOÇŞAN
omer.kocsan@basketball.com.tr

CEVAP VER

Please enter your comment!
Lütfen isminizi giriniz