Geri Dönüşün Mimarı Wilbekin!

0
46

Anadolu Efes, play-off’ların en etkili geri dönüşüne imza atarak ilk eşiği atladı. Maçın ilk yarısında iki takımın da çember altını iyi savunması ve de uzunlarla tepeden oynanan ikili oyunlara gölge savunmalara izin vermemesi skor anlamında iki takımı da zaman zaman kilitledi.

İlk devrede en büyük farklılık Darüşşafaka’nın dış atışları iyi kullanması Efes’in de uygun şutları bulmasına rağmen kaçırmasıydı. Darüşşafaka 7 top kaybı yapmasına, iki sayılık atışlarda 16 atışın 10’unu kaçırmasına rağmen ilk yarıyı önde kapadıysa bunda en büyük pay 14’de 7 üç sayı isabetiydi. Burada dikkat çekici bir istatistik Efes’in 26’da 10 iki sayı, 8’de 2 üç sayı isabetle oynamasıydı.

2.yarıda ise Darüşşafaka önde olmasına rağmen hep tedirgindi. Sürekli bir Efes’den geri dönüş bekliyorlardı ve de coach Oktay Mahmuti’nin paniğinin sebebi, bu süreçte farkı olabildiğince açamamak ya da tabiri caizse vurup geçememekti. Efes’e maçı kazandıran en önemli etken son bölümde uyguladığı zone press’le Darüşşafaka’ya hataya zorlamasından çok, geri dönüşe kadar oyunda kalacak bir farkla rakibi takip etmesiydi.  Hücumda bu kadar tıkandığı bir maçta disiplinden koparak Darüşşafaka’nın farka gitmesini izleyebilirlerdi. İlk yarının şut sokamayan, 34 top kullanıp ancak 31 sayıda kalan takımı Anadolu Efes, 2.devrede 9 kez daha az top kullanıp (25 top) 18 sayı fazla üretti (49 sayı). 2.devredeki 15’de 9 iki sayı isabeti ve 10’da 6 üç sayı isabeti rakibi hataya zorlayan presle birleşince müthiş bir dönüş de ortaya çıkmış oldu.

İlk yarıda 7 top kaybına 2.yarıda 11 top kaybı daha ekleyen Darüşşafaka Doğuş, İstanbul içi de olsa bir deplasman takımı için iyi bir ortalamaya ulaşsa da (2 sayı % 50, % 40.9) avantajını koruyamayıp kaybetti. Daçka’nın kazanması için ancak rakibinin direncini ve umudunu kıracak bir farkla oyunu domine ediyor olması lazımdı. İlk devrede bunu kullanabilseler çok önemli bir sayı averajı ile maçın sonunu görebilirlerdi.

İki tarafı da keskin bir bıçak gibi olan Scottie Wilbekin ‘in, Efes baskısında, ritminden çıktığını ve de oyun disiplininden uzaklaşarak da takımını yoldan çıkardığını belirtelim. Efes’in geri dönüşünden sonra Darüşşafaka’nın paniğe kapılıp soğukkanlılığını kaybetmesinde en önemli faktör kahramanlığa soyunan kontrol edilemez yapıdaki Wilbekin’di. Hem şut seçimlerindeki yanlışları hem de baskı önünde, karşı takımın ivme kazanmasını sağlayan top kayıplarının mimarı Wilbekin, maçtaki tüm dengeleri değiştiren adam oldu.

LEVENT YÜCELMAN
levent.yucelman@basketball.com.tr