Burak Gören ve Orhun Ene’nin Yolu…

0
0

Türk takımlarının Avrupa‘daki dominant performansı bizleri mutlu etmekle kalmıyor aynı zamanda gururlandırıyor.

Euroleague’de oldukları için Fenerbahçe ve Anadolu Efes’i daha sık konuşuyoruz. Bu nedenle, bu iki takımdan ziyade bugün diğer iki temsilcimize kısaca değinmek istedik.

Koronavirüs salgını nedeniyle bundan sonrası biraz muallakta kalıyor. Ama öncesinde yaptıklarıyla ve eğer olursa sonrası için verdikleri olumlu mesajla, hem Türk Telekom hem de Tofaş Avrupa’da önemli işler başardı.

Türk Telekom, Basketbol Şampiyonlar Ligi’nde bu sezon grup aşamasında 14 maçta 11-3’lük derece yaptı. Son 16 turunda ise Beşiktaş’ı her iki maçta da yenerek adını çeyrek finale yazdırdı. Bundan sonra en azından son 4 ya da şampiyonluk neden olmasın? Buraya kadar gelindiyse, bunun olma olasılığı da en az diğer rakiplerinin şansı kadardır.

Tofaş, Eurocup’ın ilk etabından 5-5, Son 16’da ise 4-2’lik derece yaparak adını çeyrek finale yazdırdı. Tıpkı Türk Telekom örneğinde olduğu gibi yolun sonunun şampiyonluk olma ihtimali de var. Bu ihtimali bize dillendirmeleri bile ülke basketbolu açısından olumlu bir durum. Kaldı ki, genel tablodaki sıkıntıları düşünürsek, bu takımların yaptıkları kolay işler değil.

Burak Gören’in Türk Telekom’da yaptıklarının yeteri kadar hakkı veriliyor mu, emin değilim. Hatta bana kalırsa verilmiyor bile. Zaman zaman da gözardı ediliyor. Orhun Ene’nin de buna benzer bir sorun yaşadığını söylemek lazım. Uzun yıllardır bir sistem yaratma adına çabalıyor ama sanki bir noktada o da yalnızlaştırılıyor.

İspanya’da bu tip başarılar yakalayan iki koç, gündeme oturtulur ve oluşturdukları yapı üzerinden sıkı analizler yapılır. Sırplar, her zamanki tavırlarıyla içlerinden çıkan bu koçlarla gururlanır ve sahiplenir. Çünkü onlar için ana yemek basketboldur, isimlerin kendilerine getirmesi beklenen rant değil. Bizde ise maalesef kimseye eyvallahı olmayan, sadece işine odaklanan ve mesleklerinin hakkını vermek isteyenler (Gören ve Ene gibi) görmezden gelinir. Ama günün sonunda hak eden, hak ettiğini alır ve bunun hazzı da çok başkadır.

Bu ülkede gerçekten bir şeyler değişecekse, birilerinin sırtına binerek değil, kendi ayaklarımızın üzerinde durarak olacaktır. Ne Gören ne de Ene, geçmişte ya da günümüzde kimsenin koltuğuna göz dikmemiş, arkasından iş çevirmemiş ve bulundukları yere tırnaklarıyla kazıyarak gelmiş basketbolun namuslu insanlarıdır. Bizim ihtiyacımız olan da tam olarak bu ve bu tip basketbol insanları.

Yoksa başarı elbet bir gün bulunur ama karakter bir kere kaybedilirse, bir daha bulunamaz.

Kemal Erdem
kemal.erdem@basketball.com.tr

CEVAP VER

Please enter your comment!
Lütfen isminizi giriniz