Buğrahan Tuncer; Performansını Adım Adım Yukarı Çekti!

0
0

Bu sezon gösterdiği performansla adından sıkça söz ettiren Eskişehir Basket‘in önemli oyuncuları arasında yer alan Buğrahan Tuncer transfer piyasasının da gözdelerinden biri haline geldi.

Türk Basketbolu son yıllarda yerli guard konusunda sıkıntılar yaşıyor ve devşirme yoluna sapıyor. Tüm bu olanların arasında Buğrahan Tuncer, Eskişehir Basket formasıyla Tahincioğlu Basketbol Süper Ligi’nde bu sezon gösterdiği performansla ülke basketboluna güneş gibi doğdu ve gelecek için bizlere umut aşıladı. Eskişehir Basket’in iki sezondur oynadığı tüm maçları takip eden bir basketbolsever ve yazar olarak, Buğrahan Tuncer’in basketbolunun güçlü/zayıf yanlarıyla ilgili bir yazıyı, genç guardın isminin Anadolu Efes’le anıldığı şu günlerde yazmayı uygun buldum.

Beşiktaş altyapısından yetişen Buğrahan Tuncer, 2011 yazında siyah-beyazlılardan ayrıldı ve Aliağa Petkim’le anlaştı. O sezon İzmir ekibinde fena süreler yakalamasa da ertesi sezon İstanbul BB formasıyla 2.Ligde oynadı. Kariyeriyle ilgili ilk ciddi sinyalleri de aslında burada verdi. Oradaki performansı ona bir kez daha BSL kapısını açtı ve Mersin BŞB’de de bir sezon oynadıktan sonra Eskişehir Basket’in Süper Lig’de mücadele eden ilk kadrosunda oynadı ve son haftaya kadar ligde kalma savaşını sürdüren takımının ligin özellikle ikinci yarısında gösterdiği performansta, aldığı kısıtlı sürelere rağmen dikkat çekti. Eskişehir Basket’inTBL’e düşmesiyle ertesi sezona BSL’de Giresun’la başlasa da direksiyonu bir kez daha TBL’e kırıp Best Balıkesir forması giydi. Balıkesir’in Süper Lig’e yükselmesinde kilit rol oynayan ve takımının hücumdaki en önemli parçalarından olan Buğrahan Tuncer, TBL seviyesinde oyunun temposuna çok rahat dikte edebiliyordu. Ertesi sezon yeniden BSL’ye yükselmek için yeni bir yapılanmaya giden Eskişehir Basket’in yolunu tutan Tuncer, Brad Greenberg’in saha içinde verdiği ona tanıdığı serbestlikle özellikle sezonun ikinci yarısından itibaren temposunu artırdı ve hem Eskişehir Basket’i hem de kendisini yeniden BSL’ye çıkardı.

Eskişehir Basket’le BSL’deki ikinci sezonuna şanssız bir başlangıç yapan Buğrahan Tuncer, sezon başında sağ elinden sakatlandı ve ameliyat olmak zorunda kaldı. Hazırlık sürecinin büyük bölümünü ve ligin ilk üç maçını kaçıran Tuncer, geride bıraktığımız sezon ilk kez 4.haftada oynanan Gaziantep maçında tam anlamıyla performans verebildi. Ertesi hafta oynanan Galatasaray maçında, 17 dakikada; 14 sayı (4/5 üç sayı) – 4 asistle oynayarak bu sezonki kariyer performansının ilk sinyallerini verdi. Buğrahan Tuncer, sezonun ilk yarısının bitimine kadar önemli performanslar sergileyerek takımının Türkiye Kupası’na katılmasında ve play-off yolunda hedefine doğru yol almasında takımın önemli bir parçası oldu ama esas dikkatleri çeken performansını, Eskişehir Basket’in sakatlıklar nedeniyle rotasyonunun daraldığı ve takımın da baş aşağı gittiği dönemde sergiledi.

EJ Rowland’ın sakatlığı nedeniyle sezonu neredeyse kapatmasının ardından takımın İspanyol koçu JosepBerrocal tarafından 1 numaraya çekilen ve takımı push etme görevini üstlenen Buğrahan Tuncer, sezon sonuna kadar her geçen hafta büyüyen performanslar ortaya koydu. Eskişehir Basket’in o süreçte yaşadığı sakatlık sendromunun ardından sezon sonuna kadar oynanan 14 maçta ortalama 32 dakika sahada kalan Tuncer, 12.8 sayı ve 7.0asist ortalamalarıyla mücadele etti ve takımının play-off’a girmesinde kilit rol oynadı. Özellikle Eskişehir Basket’in 10 maç art arda kaybettiği kötü gidişatı sonlandıran Darüşşafaka galibiyetinde sergilediği 22 sayı- 9 asist ve Yeşilgiresun galibiyetindeki 12 sayı-12 asistlik performansları dikkat çekiciydi.

Güçlü Yönleri

Josep Maria Berrocal’in 1 numaraya çekmesinin yanında aynı zamanda saha içinde de özgürlük tanıdığı Buğrahan Tuncer, takımın 2 numarası ve hücumdaki ilk opsiyonu olan Billy Baron’la da hücumda iyi bir uyum yakaladı ve top paylaşımı konusunda sıkıntı yaşamadı. Bunda comboguard sınıfından gelen bir oyuncu olmasının ve altyapılarda da 1 numara oynamasının etkisi büyük. Bunun yanında gerektiğinde hücumda da sorumluluk almaktan korkmayan bir mentaliteye sahip. Sezon başında yaşadığı sakatlığa rağmen çalışarak kısa sürede fiziksel olarak hazır hale gelmesi mental anlamda verdiği ilk sınavdan geçtiğini gösteriyor. Basketball.com.tr’ye verdiği röportajda söyledikleri demental anlamda belli bir seviyeye geldiğini gösteriyor:

“Kariyerimi yükselişe geçirmekte biraz geç kaldığımı ben de düşünüyorum. Daha yeni yeni bazı şeyleri fark ettim. Kendimde de hata var ama daha önce forma giydiğim Süper Lig takımlarında çok fazla şans bulamadım. Bu nedenle de bir alt lige kaçmayı ve orada oynamayı düşündüm. Sabretmedim anlayacağın. Bu nedenle TBL bana daha cazip geldi. Orada yabancı sayısının daha az olması da bunda etkili. Ancak bu sezon yeniden Süper Lig’de mücadele etmeyi ve savaşmaya karar verdim. Yani hayat görüşümü değiştirdim diyebilirim.”

Özgüvenine dayalı şut performansı aslında hem güçlü hem de zayıf yönü. Saha içinde kolay kolay temponun kontrolünü kaybetmemesi ve oyun gerildiğinde kendini frenleyebilmesi önemli özelliklerinden biri. Ancak en dikkat çekenleri kuşkusuz nolook pasları, pick&roll oynama becerisi, dribling üstü şutları ve yüksek saha görüşü.

1- Bu pozisyonda ikili oyunun ardından içeri devrilen uzun iyi görüyor ve asisti yapıyor.

2- Yine Yeşilgiresun maçından bir görüntü. Geriye iyi koşamayan Giresun’u cezalandırıyor. Hızlı hücuma çıkarken görüntünün sol alt köşesinde yer alan 12 numaralı Billy Baron’ı çok iyi gören Buğrahan’ın yüksek saha görüşünü yansıtan bir pozisyon.

3- Bu pozisyon da TOFAŞ serisinden. Üzerinde iki oyuncu varken baskıya rağmen dip çizgide bekleyen 15 numaralı JoshDuncan’ı çok iyi görüyor. Sol eliyle gönderdiği nolookvari pasta top Duncan’agelmden iki TOFAŞ’lının arasından geçiyor. Pota arkasından izlendiğinde zorluk derecesinin daha iyi anlaşılabileceği bir pozisyonda asisti yapıyor.

Zayıf Yönleri

İlk belirtmemiz gereken özgüvene dayalı şut ritmi. Bu sezon çoğu maçta korkusuzca potaya baksa da, o gün için ilk birkaç şutta isabet bulamadığı takdirde potaya bakmaktan zaman zaman imtina eden bir Buğrahan Tuncer gördük. Bunun yanında karşısında kendisinden daha fizikli yada daha atletik guardlar karşısında (TOFAŞ serisinde Henry ve Meija örneğinde olduğu gibi) zorlandığını gördük. Yine Basketball.com.tr’ye verdiği röportajında, fiziksel olarak hala eksikleri olduğunu ve daha fazla kas kütlesi kazanması gerektiğini belirtmişti. Bunun yanında savunma direnci ve konsantrasyonu konusunda da biraz daha yol alması gerekli gibi.

Genel Değerlendirme

Altyapılarda da çokça milli olan Buğrahan Tuncer, Eskişehir Basket’in sezon planlamasında sezon başında önemli bir role sahipti. Ama sezon içinde yaşananlar, takımın yaşadığı sakatlıklar ve onun yüksek performansı birleşince Buğrahan Tuncer çok daha verimli bir sezon geçirdi. Bu sezon ligde en çok asist yapan iki yerli oyuncudan biri olan Buğrahan Tuncer’in, yetenek anlamında Euroleague seviyesinde olduğunu söyleyebiliriz. Röportajda da belirttiği gibi hayat tecrübesinin artmasıyla hayat görüşünü değiştirdiğini ve bunun da eksik yönlerini kapatması açısında oyuncunun hanesine bir artı yazacağını düşündüğümüzde Buğrahan Tuncer, önümüzdeki yıllarda milli takımımız için de önemli parçalarından biri olacaktır.

Anıl Yazar / @AnilYazar
ayazartr@yahoo.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Lütfen isminizi giriniz