Bu Ülke ve Bu Ülkenin İnsanı Bu Saçmalığı Hak Etmiyor

6
0

2019 FIBA Dünya Kupası‘nda Türkiye‘nin gösterdiği performans aslında çok şaşırtmadı.

Grubun zayıf takımı Japonya karşısındaki galibiyet ve ABD maçındaki yüksek efor birçok kişinin yeniden umutlanmasını sağladı. Ancak bizim hedef maçımızın Çekya olduğu da biliniyordu. ABD maçı, hem rakibin tarihin en zayıf kadrosuyla turnuvada yer alması hem de bizim çok ekstra performansımız nedeniyle yanıltıcı oldu. İki gün önce toz pembe bir tablo çizmeye başlayanlar da acı gerçekle bugün yüzleşti.

Çekya karşısında bütün süslü makyajımız aktı ve yüzümüzün o kadar da pürüzsüz olmadığı görüldü.

Bu takımın uzun sorunu turnuva öncesinde biliniyordu. Türkiye’nin genel anlamda mevcut ikliminde bir uzun sorunu var. Şu an bu kadroda olabilecek bazı uzunlar da Ufuk Sarıca’nın takıntılarına kurban gitti. Her şeyi geçelim, diyelim ki ciddi anlamda Türkiye’de uzun kalmadı. Ufuk Hoca da seçimlerinde haklı. Her ne kadar iyi niyetle mücadele etse de, Scottie Wilbekin yerine bir uzun devşirilir ve oyun kurucu pozisyonuna geçtiğimiz sezon çok iyi bir performans ortaya koyan Can Uğur Öğüt alınabilirdi. Ki mevcut oyun kurucu pozisyonunda şu an bile onun olmaması ayrı bir soru işareti. BSL’nin en formda oyun kurucularından biri aday kadroya bile dahil edilmedi.

Genç bir kadro olmamızla övünüyoruz ama ana rotasyonda yükü taşıyan Ersan İlyasova 32, Melih Mahmutoğlu 29, Semih Erden ise 33 yaşında. Cedi Osman ve Furkan Korkmaz zaten NBA’de kendine yer etmeye başlamış oyuncular. Kalan ‘genç’lerin hangisi ne kadar sorumluluk ve süre almış ona bakmak lazım. Gençler kağıt üzerinde kadroda var ama sahada süre olarak yoklar. O zaman bu gençlik hikayesiyle insanları kandırmanın ve algı operasyonu yapmanın bir anlamı var mı?

Ufuk Sarıca’nın özellikle medya ve belli çevreler üzerinde olumlu bir etkisi var. Yaptıkları ve seçimleri hiçbir şekilde sorgulanmıyor. Eğri oturup doğru konuşalım. Zaman zaman bizde eleştiriyoruz ama şu takımın başında Ergin Ataman olsaydı ve böyle bir turnuva geçirseydi an itibariyle topa tutuluyor olurdu. Bu da vicdan mahkemesinde çifte standarttan başka bir şey değil.

Şartlar ne olursa olsun bu takımın bir şekilde üst tura çıkması gerekiyordu. Tamamen fiyasko bir sonuçla karşı karşıyayız. Normal bir Avrupa ülkesinde böyle bir sonuçtan sonra şapkalar masaya konulur ve özeleştiri yapılırdı. Ortadaki büyük başarısızlık sorgulanır, yeniden yapılanma için düğmeye basılırdı. Yeniden yapılanmadan kastımız elbette koç değişimi ya da bu tip şeyler değil. Bu ülkenin altyapılardan tutun da en üste kadar bir silkelenmesi lazım. Rakipler bizi parkede silkelerken, bizim de artık gerçeklelerle yüzleşmemiz ve kendi yalanımıza inanma huyumuzdan vazgeçmemiz gerekiyor.

Hiç öyle geleceğe yönelik büyük umutlar taşıyan bir yapılanma içinde değiliz. Çok büyük eksiklerimiz ve sorunlarımız var. Bu sorunları aşmak için de önce kendimize dürüst olmamız gerekiyor. Koç aynaya bakmalı, oyuncular aynaya bakmalı ve basketbolu sevenler aynaya bakmalı. Bizler aynaya bakmalıyız. Koç önyargılarından kurtulmalı, oyuncular da daha profesyonel yaşamalı. Aksi halde komşu ülkeleri ağzımız açık seyretmeye devam ederiz.

Herkesi aynı çuvala koymuyoruz ama elin oğlu salonda saatlerce şut çalışırken, sen sosyal medyada av peşinde koşarsan, millet ertesi günkü maçı düşünürken, sen gece hangi aleme akacağım derdine düşersen, sonuç bu olur. Tepeden tırnağa herkesin bir toparlanması ve kendine gelmesi lazım. Bizim kulağımıza neler geliyor, bunların yarısını yazsak bazı kişiler sokağa çıkamaz. Sizin Sırplardan, İspanyollardan ve Fransızlardan yetenek olarak bir eksiğiniz yok ama profesyonellik bakımından yanına yaklaşamıyorsunuz. Kendinize ve ülkenize yazık etmeyin.

Bu ülke ve bu ülkenin insanı, bu saçmalığı hak etmiyor.

Kemal Erdem
kemal.erdem@basketball.com.tr

6 YORUMLAR

  1. Kemal seni bu ülkede barındırmazlar bu kadar çıkarıp masaya vuruyorsun ya alışık değiller böyle gerçeklere

  2. Uzunumuz vardı. İlkan Karaman ve Berkan Durmaz’dan biri hiç dakika alamayan Ege Arar’dan çok daha faydalı olurlardı. Oğuz Savaş bile olsaydı sadece pota altında dursa Çekyanın uzunları bu kadar rahat cirit atamazlardı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Lütfen isminizi giriniz