Bir Veda Havası

0
0

Basketball.com.tr‘nin kuruluş sürecinde yani 2015-16 sezonunda peri masalının altına imza atmıştı Uşak Sportif...

2016’nın Mart ayında Uşak Sportif playoff için ciddi bir aday olarak ortaya çıkmış ve Demir İnşaat Büyükçekmece maçı için İstanbul’a gelmişti. Şehrin kahramanı Ozan Bulkaz’la da ilk röportajımızı o gün yapmıştık. Sezon başında hemen hemen herkesin küme düşer dediği takım, playoff savaşı veriyordu ve o tarihlerde buna rağmen kimse playoff yapmalarına ihtimal vermiyordu. Ama gerek Ozan Bulkaz’ın gözlerinde, gerek ekibin gözlerinde, gerekse İstanbul’a takımını desteklemeye gelen Uşaklıların gözlerinde playoff inancını görebiliyorduk.

Bir rüya gerçeğe dönüşmüştü o sezon ve Uşak playoff’lara kalmıştı. BSL’de ilk defa bir takım playoff’lara kalmıyordu elbette. Düşük bütçelerle ilk defa bir takım playoff mücadelesi de vermiyordu.

Uşak’ı özel kılan neydi peki?

Ozan Bulkaz, Uşak’ı amatörden almıştı. Bir koç düşünün ki amatörden bir takım alıyor ve uzun yıllar sonra o takımı en üst lige kadar taşıyor. Bugün menajerlik oyunlarında bile amatörden bir takım alıp onu en üst noktaya taşımak için oyunun her türlü hilesine başvuruyoruz. Bulkaz ve Uşak ise sınırlı imkanlarla, lobi desteği olmadan, sadece şehrin gücüyle bunu başarabilmişti.

Peki biz bunu başaran bir koça ve takıma ne kadar değer verdik?

Amerika’da ya da Avrupa’da böyle bir hikaye başlı başına bir tez konusu olabilirdi. Belgesel niteliğinde programlar hazırlanabilirdi. Uşak’ın bu başarısı, alt liglerdeki diğer takımlara örnek gösterilebilir ve bunun için çeşitli teşvikler yapılabilirdi. Bunların hiçbirini yapmadık. Aksine kusur arandı, hata arandı, boş anları kollandı ve eleştiri yağmuru için tetikte beklendi. Birilerine yaranma dertleri olmadığı için bu birilerinde yara yaptı.

Bugün gelinen noktada Uşak ligden çekilme kararı aldı.

Amatörden gelip, BSL’de playoff yapan ve Avrupa arenasında boy gösteren bir takım yavaş yavaş eridi ve sonunda tükenme noktasına geldi. Bu sadece Uşak’ın değil, Türk basketbolunun sorunu. Geçmişte Uşak’ın başarılarında onu sahipsiz bırakan zihniyet, bugün çekilirken yine sessiz kalırsa işte o zaman asıl darbeyi şehre değil, Türk basketbolunun kalbine vurur.

Uşak’ın bu süreçte hataları olmadı mı? Elbette olmuştur, oldu da.

Ancak bugün küçük hesapların peşinde koşma vakti değil, uzun vadede basketbolumuzu bekleyen tehlikenin karşısında durabilme vaktidir. Uşak ligden çekilirken yaptığı açıklamada aslında bunun da mesajını verdi. Hazıra dağ dayanmayacağının ve mali yönden bu durumun kulüpleri kaosa sürükleyeğinin altını çizdi. Altyapı vurgusu yaptı ve bu alanda yetersiz kalan birçok kulübün sonunun benzer olduğunu belirtti.

Yasaklarla, kurallarla bazı şeylerin önüne geçmemiz imkansız. İyiye iyi, kötüye kötü diyebilmeliyiz. İyinin peşinden gitmeli, onu teşvik etmeliyiz. Birilerinin hakkını alıp gelenlerin değil, dişiyle tırnağıyla mücadele edenlerin önünü açmalıyız. Bunu yaptığımız sürece büyürüz, yapamadığımız takdirde ise gözümüzün önüde kapanıp giden çok kulüp görürüz.

Geçmişte bu lige getirdiği heyecandan dolayı Uşak’a sonsuz teşekkür eder, gelecek için ışık olmasını temenni ederim.

Kemal Erdem
kemal.erdem@basketball.com.tr

CEVAP VER

Please enter your comment!
Lütfen isminizi giriniz