Batın Tuna; Modern Zamanların Yeni Savaşçısı!

0
0

Basketbol Süper Ligi ekiplerinden Tofaş‘ın 2003 doğumlu oyuncusu Batın Tuna önümüzdeki yıllarda adından sıkça söz ettirecek gençler arasında yer alıyor.

Genç oyuncularla ilgili önümüzdeki günlerde devam edecek olan yazı dizisinin ilkinde Batın Tuna’ya yer verdik.

Bu yaz düzenlenen FIBA 16 Yaş Altı Erkekler Avrupa Şampiyonası’nda gösterdiği performansla öne çıkan genç yıldız adaylarından Batın Tuna, özellikle hırsı ve istekli yapısıyla büyük beğeni topladı.

Değişen Basketbol Düzeni Değerini Katlayabilir

Değişen basketbol düzeniyle birlikte modern döneme uygun fiziksel yapısı Batın’ı değerli kılan özelliklerden biri olarak ortaya çıkıyor.

Zeljko Obradovic, Fenerbahçe’deki ilk dönemlerinde ve sonrasında Bogdan Bogdanovic’i 1-2-3 pozisyonlarında kullanmıştı. Bogdan, sistem içinde verilen görevi en iyi şekilde kavramış ve ana rolü skorer guard olsa da 3 pozisyonda da verim vermeye başlamıştı. Belki de onu bu kadar özel kılan bu denli çok yönlü olmasıydı. Aynı şey aslında Batın içinde geçerli olabilir. Üç farklı pozisyonda (1-2-3) joker oyuncu gibi sistemin kilit parçası haline gelebilir uzun vadede. Kısa beşlerin artık daha çok tercih edildiği bu dönemde zaman zaman 3 numarada çabukluğu, 2 numarada gücü ve 1 numarada ise saha görüşüyle rakiplerine üstünlük kurabilir.

Batın’ın henüz 16 yaşında olduğunu unutmamak gerekiyor. Önünde çok uzun bir yol var. Şut mekaniği tam oturmuş durumda değil ve zamanla kendine has bir stil mutlaka geliştirecektir. Günümüz basketbolunda işin şut ve hücum kısmı da büyük bir yer kaplıyor. Artık tek yönlü oyunculardan ziyade komple oyuncular değerine değer katıyor.

Genç oyuncunun pozisyonuna göre saha görüşü oldukça gelişmiş durumda. Topsuz oyundaki becerisi ve önsezileri onun üzerinden çizilecek setlere olanak sağlayabilir. Sadece kendi skoruna odaklı olmaması ve boş pozisyonundaki arkadaşını çok çabuk görebilmesi, onun sahada olduğu dakikalarda takımına farklı opsiyonlar kazandırabilir.

Hırsı ve Agresif Yapısı En Büyük Artısı

Türkiye’de genç oyuncular için yaratılan yanlış bir olgu olduğunu ve bunun da altyapılara büyük zarar verdiğinin altını kalın harflerle çizmemiz gerekiyor.

Bir oyuncunun hırsı ve agresifliği doğru yönlendirildiği takdirde onun en büyük silahı olabilir. Hırstan, istekten yoksun ve sindirilmiş bir oyuncu, her zaman kaybetmeyi peşin olarak kabullenen oyuncudur. Oysa oyuncunun doğasındaki hırs ve istek doğru noktalarda kullanılırsa, bu bulunduğu takımın kimliğini de 180 derece değiştirebilir. Batın’ın saha içindeki hırsını ve isteğini gözlerinden okuyabiliyorsunuz. Onun bu hırsını törpülemek yerine nerede, ne zaman ve nasıl kullanacağını gösterebilmek gelişimine büyük ivme kazandırır.

Aslında Batın’ın agresif yapısı birebir savunmasına da yansıyor. Rakibini karşıladığı her an konsantrasyonunu hiç kaybetmeden, kendisini geçemeyeceği mesajını veriyor. Bu özgüveni kendinde oluşturmaya başlaması başka bir artısı. Ancak yine de işin savunma kısmını geliştirebilmek genel kanının aksine hücumdan daha zordur. Batın’ın bütün savunma rollerine iyi çalışması ve zaman zaman takım savunmasına da liderlik etmesi gerekiyor.

Savaşmak Genlerinde Var

Batın’ın Balkan göçmeni bir aileden geldiğini not edelim. O iklimden gelen birçok oyuncunun karakterinde ‘savaşmak’ vardır. Mücadele etmeden hiçbir şeyin kazanılamayacağını ve kazanılan her şeyi değerli kılanın da savaşmak olduğunu iyi bilirler.

16 yaşındaki bir genç, önündeki uzun yolda zaman zaman sendeleyecek ve düşecektir. Batın da bunu yaşayacaktır. Önemli olan düştüğü her noktadan ne kadar güçlü kalkacağı olacaktır.

Batın, kendi sınırlarını kendi çizecek ve ilerleyen yıllarda nasıl bir oyuncuya dönüşeceğini belirleyecek. Bir noktadan sonra (birebir tarz olarak değil) çok yönlü opsiyonlarıyla Emir Preldzic’in üst modeli olabilir. Daha doğru ifadeyle zamanında Emir’den beklenenleri gerçeğe dönüştürebilir.

Türkiye, özellikle milli takımlar seviyesinde önemli bir potansiyel kazanabilir. Son yıllarda bu tarz genç yeteneklere hasret kalmış bir toplumuz. Ancak bu çocuklar elbette kenarda oturarak değil, oynaya oynaya pişecekler. Hata da yapacaklar, hatalarını görmezden gelmeyeceğiz ama en ufak bir kıvılcımı da aleve dönüştürmeyeceğiz.

Unutmamak gerekir ki, olumlu ya da olumsuz toplum olarak bazı şeyleri abartarak yaşamayı seviyoruz. En büyük haksızlığı da bu bağlamda yapıyoruz.

Kemal Erdem
kemal.erdem@basketball.com.tr

CEVAP VER

Please enter your comment!
Lütfen isminizi giriniz