Basketbol ve Matematik

2
1502

Başlığı yadsıyanlar mutlaka olacaktır veya buna istatistik de diyebiliriz. Basketbolun içinde matematik hesaplarının veya rakamların içinde gizlenen ayrıntılara gerekli teşhisleri koyamazsak maçı nasıl kazandığımızı, kaybettiğimizi çözemeyiz.

Fenerbahçe, Darüşşafaka Doğuş play-off ikinci maçına bu açılardan bakarak 2-0‘a gelen sonucun şifrelerini bulmaya çalışalım.

Sarı-lacivertliler bu maçlarda 5 ve 6 top kaybı yapmış. Halbuki sezonda 12 top kaybı yaparak oynamışlar. Daçka’nın bu iki maçta top çalma sayısı 1 ve 3. Bu veriler bize David Blatt‘ın takımının topa baskıyı yapmadığı veya başka bir deyişle Fenerbahçe’yi ritimden çıkaramadığını gösteriyor. Zaten her iki maçta da bazı as oyuncuları oynatmayan sarı-lacivertliler kendi evinde 94 ve 95 sayı atarak kazandı.

İkinci önemli bir detay Fenerbahçe’nin hücumuna baktığımızda alçak post‘u zaman zaman kullansa da bu sayı 4’ü 5’i geçmez, –o da hep Kalinic’den kullanılan toplar-. Demek ki Obradovic’in öğrencileri hücumlarının yüzde 99‘u 20 asist ortalamayla hareketli dış oyunlardan geliyor.

Yüzde 41 üç sayılık atış ortalamasıyla sezonu geçiren Fenerbahçe ilk karşılaşma yüzde 52, ikinci mac yüzde 48‘le sonuca gitmiş demek ki burada aksayan bir şeyler var.

Bu da bize Darüşşafaka‘nın Fenerbahçe’ye karşı uyguladığı pick and roll savunmasını yeniden gözden geçirmesi gerektiğini gösteriyor.

Zira sarı-lacivertlilerin hücum düzenin yüzde 99‘nun dışarıdan kurulduğunu biliyoruz.

Bu hücumları Daçka bundan sonraki maçlarda daha agresif bir şekilde karşılayacaktır. Çünkü hem kaybedecekleri bir şey yok. Hem bundan sonraki maçlar evinde en önemlisi seriyi 5. karşılaşmaya taşıyabilmeleri için kaybetmemeleri gerekiyor.

David Blatt, Madrid’de sürpriz bir şekilde dördüncü periyotta sezon içinde fazlaca görmediğimiz 1-3-1 alan savunması yapmıştı ve maça ortak olmuştu. Serinin bundan sonraki karşılaşmalarında böyle sürpriz savunmalar bekleyebiliriz.

O da biliyor ki bu iki maçtaki rutin basketbolun dışına çıkıp, ekstra bir şeyler yapmazsa sezon ummadığı bir şekilde bitecektir.

Darüşşafaka Doğuş‘un kalitesi ortada kolay pes etmeyeceklerdir. Mehmet, Ender ve Oğuz‘a ayrıca bir parantez açmadan geçemeyeceğim. Bu oyuncular yıllarca Türk basketboluna ve milli takımlarımızı sırtlamış oyuncular. Kenarda durmaları içimizi sızlatıyor. Aslında hepimiz bu sorunun nereden kaynaklandığını biliyoruz. Umudum bu yanlıştan en kısa zamanda dönülmesidir.


Konuk Yazar
Mete BABAOĞLU

@MeteBabaoglu

2 YORUMLAR

  1. Bu sorunun kaynağı belli. Süre alamayacakları takıma gidip oturdukları yerden yüksek para almayı tercih etmeleri. Ne yazık ki eski basketbol kültüründen gelen isimler modern basketbola ve Türkiye’de basketbolun geldiği seviyeye ayak uyduramadılar. Yabancı sınırlaması getirip neden Oğuz ve Enderi büyük takımlarda izleyeyim?Neden Avrupa’da başarısız olacak takımlar kuralım?Ortalama takımlara gitsinler ve oynasınlar..

CEVAP VER

Please enter your comment!
Lütfen isminizi giriniz