Barbaros ÇIDAL / Giresun Savaştı ve Kazandı

0
49

Giresun'da salon her maçta pek de ucuz olmayan bilet fiyatlarına rağmen dolup taşıyor. Ben bu sezon 3 kez Giresun'a gittim; hepsinde basketbol sevgisine imrenerek baktım

Öncelikle basketball.com.tr gibi böylesine kaliteli bir mecrada yazmaktan dolayı çok mutlu olduğumu belirtmek istiyorum. Yoğun yayın trafiği içinde bu köşede bazen Spor Toto Basketbol Ligi bazen de THY Euroleague maçlarından izlenimler ve yorumları bulacaksınız. Her hafta 2-3 maç anlattığımız için son 3-4 sezondur biraz daha işin içinde oldum. Özellikle de her hafta bir deplasman maçına gittiğimiz için Anadolu’da basketbolun ne durumda olduğu ve kulüplerin organizasyonları ve sorunlarını yakından inceleme ve anlama fırsatını da buldum.

Geride kalan cumartesi akşamı Galatasaray Odeabank- Muratbey Uşak Sportif maçını anlattım. Maçın büyük bölümünde çok rahat oynayan Galatasaray savunma düzenini oturtmakta zorlanan rakibi karşısında çok kolay bir galibiyet almayı başardı. Uşak ekibi ise lige çıktığı sezondan itibaren dikkatle ve beğeniyle izlediğim bir takım ve onlarla ilgili daha sonra yazacağımı hatırlatarak Pazar gününe gidelim.

Giresun seyahatimiz yeni havalimanı sayesinde kolay geçerken, maç öncesi Giresun’da basketbolun sevilmesi ve yayılması için elinden gelenin fazlasını yapan ve adeta değirmenlerle savaşan Bülent Yavuz’un salona çok yakın bir yerdeki Corylus isimli restoranında pide ziyafeti çektik. Maç sonunda Darüşşafaka Doğuş’ da yemek için burasını seçti. İnanın pide bir yana, menüdeki diğer yemekleri de İstanbul’daki pek çok restoranı kıskandıracak kadar güzel.

GİRESUN’UN BASKETBOL SEVGİSİNE İMRENDİM
Giresun
uzun yıllar ikinci ligden çıkmak için uğraştı. Hatta çoğu zaman kıyısından döndü. Bize anlatılanlara göre İkinci Lig (TBL)’de şampiyonluk maçında salona sığmayan seyirciler için yan taraftaki stadyuma dev ekranlar kurulmuş ve maçı izlemeleri sağlanmış. Lige çıktıktan sonra ise şehirde kutlamalar görülmeye değermiş. Şu anda da salon her maçta pek de ucuz olmayan bilet fiyatlarına rağmen dolup taşıyor. Ben bu sezon 3 kez gittim; hepsinde basketbol sevgisine imrenerek baktım. Akın Çorap’ın sponsorluğu önemli ama şehrin ileri gelenlerinin ve belediyenin bu takıma biraz daha sahip çıkması gerekiyor. Kendisi de eski bir basketbolcu olan ve basketbol aşkıyla yaşayan Bülent başkan tek başına inanılmaz özveriyle çabalayarak bir şeyler yapmaya devam ediyor ama mutlaka destek görmesi gerekiyor.

Maça geçecek olursak; Darüşşafaka Doğuş hafta içinde yine benim anlattığım maçta deplasmanda Cedevita’yı yenerek, üçüncü galibiyeti almanın morali ama biraz da yorgunluğuyla gelmişti. Yeşilgiresun cephesinde ise coach değişikliği sonrasında nelerin farklı olacağı merak ediliyordu. Giresun’da ayrıca işinin ehli menajerlerden Birtan Saka’da göreve başlayarak takımı ligde tutmak için birikimlerini paylaşmaya başlamıştı. Coach Aleksandar  Trifonovic döneminin iyi oyuncularından birisiydi hatta bir ara Türkiye’de denenmek için gelmiş ve hazırlık maçında sakat sakat 27 sayı atmasına rağmen bir kulübümüz onu almamıştı. Maç öncesi konuştuğumuzda savunma sertliğinin öneminden ve savaşmaktan söz etti. Ama maça hiç de onun istediği gibi başlayamadılar.

 IVANOV KARDEŞİNİN KÖTÜ İZLENİMİ SİLDİ
Chris Warren
’ın ufak bir sakatlığının olması nedeniyle ilk 5 başlamaması ve Darüşşafaka’nın kolay sayılar bulması nedeniyle ilk çeyrekte direnç gösteremeyen Akın Çorap Yeşilgiresun, hücumda da çok düşük yüzde ile atınca 6 sayılık bir fark oluştu. Bu maça Ender Arslan ile başlayan Oktay Mahmuti maçın başında onun organizasyonundan beklediğini aldı. Sezon başından beri beğendiğim Tony Crocker (29- 1.98 m)’a Daçka gerekli önlemleri almıştı ve skor bulmasına engel oldular. Her ne kadar Darüşşafaka önde gitse de motivasyonlarının çok üst düzeyde olmaması ilerisi için kafamızda bir soru işareti oluşmasına neden oluyordu. Warren skora katkı yapamasa da inanılmaz bir maç oynayan Dejan Ivanov her hücum ribaundunu kovaladı ve bunlardan sayı çıkartmayı da başardı. Tofaş’ta oynayan kardeşinin yarattığı kötü izlenim da oyunuyla silmeyi başardı. İlk yarı berabere biterken fırtınanın habercisi de bu oldu zaten.

Öyle bir üçüncü çeyrek izledik ki; Giresun tempoyu sürekli arttırarak ve rakibini savunmada sürekli dengesiz yakalayarak öne geçip farkı açmayı başardı. 25-9 biten çeyrekte Darnell Jackson’un ard arda gelen üçlükleri ve takım olarak çok iştahlı oynamaları bence maçı onlara kazandırdı. Doron Perkins ve Jackson ön plana çıkan isimler oldu ama dar rotasyonla oynayan Yeşilgiresun’da herkes görevini yaptı. Bu çeyrek aslında Trifonovic’in maçın başında söylediği gibi “savaşmanın önemi”’ni gösterdi. Darüşşafaka Doğuş cephesinde kenardan yapılan hamlelere rağmen daha çok isteyen ve savaşan evsahibi farkı yakaladı.

RİBAUNDLAR MAÇIN KADERİNİ BELİRLEDİ
Son çeyrekte ise özellikle kilit oyuncuların çok yorulması nedeniyle maçın sonunda inanılmaz hatalar yapmaya başlayan Yeşilgiresun maçı hediye etmek için çaba harcamadı değil ama farkın çok olması ve bu şansları Darüşşafaka’nın değerlendirememesi nedeniyle kazanmayı bildiler. Daçka cephesinde Wilbekin kritik anlarda sorumluluk almaktan kaçmayan bir oyuncu ama şut tercihleri bana göre tartışılır. Cedevita galibiyetinin kahramanı Slaughter yine fena oynamadı. Ama ribaundlar maçın kaderini belirledi. Kısıtlı kadrosuna rağmen AÇ Yeşilgiresun ribaundlarda 39-24‘lük üstünlük kurarken, 12 hücum ribaundu aldı. Maçı anlatırken söylemiştim; maçın MVP’si bana göre Dejan Ivanov’du.. Kariyerinin en iyi maçlarından birisini oynadı ve 17 sayı, basket-barbaros9 ribaund (5’i hücum) ile maçın kaderini çizdi.

Bazı maçlarda daha çok isteyen kazanır, bu kez öyle oldu. Üst üste 3 deplasman maçının yorgunluğu
Darüşşafaka Doğuş
cephesinde görüldü. Gerçi ligin en fazla oyuncusunu elinde bulunduran takım için bu mazaret olur mu bilemiyorum. Akın Çorap Yeşilgiresun küme düşmeme yolunda altın bir galibiyet aldı ama bence önlerinde kaderlerini belirleyecek 2 maç var. Deplasmanda İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve sonraki hafta evlerinde Torku Konya… Dört takım küme düşme potasında ve ikisi kalacak ikisi düşecek. Hak eden kalsın…

Barbaros ÇIDAL
(Konuk Yazar)